Yağmur Damlası

Posted on Updated on


Eğer yağmur damlalarının bilinci olsaydı ve ifade edebilselerdi muhtemelen yere düştükleri anı çok dramatik bulacaklardı. Mesela biri, nasıl bir damla olduğunu gökyüzünden nasıl süzüldüğünü, gökle yer arasında geçirdiği zamanı, kendi başına bir damlayken nasıl birden yere çakıldığını evire çevire anlatırdı.
Oysa düşen milyonlarca damladan fazla bir şey yaşamamıştı. Hepsi aynı şekilde oluşmuş, aynı yolda gitmiş, aynı yere düşmediyse de aynı sonla karşılaşmıştı. sonuçta yaz yağmuru, bahar yağmuru, güz yağmuru, fırtınanın şiddetli yağmuru… ne farkeder ki? biri de kalkıp “geldiğimiz yer belli ve gideceğimiz yer de hep belliydi” demezdi herhalde.

Ve “artık hayatın parçasıyız, can suyuyuz, başka bir değerimiz var” da demezlerdi o anda herhalde.

***

İnsanların kimi deneyimleri de yağmurun macerası gibi. Aşk buna bir örnek. Herkes bu coşkulu hissi yaşarken kendini son derece tek, değerli ve deneyimini emsalsiz görüyor. Halbuki aşkın sonu genelde bellidir, son sefere kadar. Ayakları yere basan bir ilişki yaşayana, aşkı amaç değil daha güzel bir hayat için lezzetli araç , takıntı değil itici güç olarak görene kadar. Değer verdiği insanı daha güzel görebilmek için (idealize edip kusursuz görmek için değil) kullanana kadar.
Nihayetinde “bana aşkından bahset” desem kaçınız “hangisinden” demezsiniz?

Aşkın kutsallığı, tekliği nerede kaldı?

Hayatımızdaki her “yağmur sonrasında düşme”nin dramatik sonuçlarına takılmak yerine, bu deneyimin kattığı emsalsiz değerlere bakmak kişi için daha bir anlamlı olur herhalde. Sık sık aşık olup ayrılarak kendini doldurmayı bu deneyimden saymıyorum. Bu duyguyu böyle tüketmek israf ve sorumsuzlukdan başka bir şey değil.

Sanıyorum uçlarda yaşamayı seviyoruz. Arabesk tadında yersiz yurtsuz yanarak yaşanan aşk kime ne kazandırmış, kimi tüketmemiş ki? Kendimizi kaybedip tamamen ait olmayı veya fazlaca sahiplenici olmayı da aynı ölçüde benimsemiş olabiliriz. Şuursuz sevda diyorum buna. Belki sevda literatüründe adı bile olmayabilir. O değildir çünkü. Ego’ya hitap etmeye başladığı zaman başka bir şey olur.

Kendini dinlemeyi bilemeyen bence aşkı da beceremez.

*
jemandindertr
140811

Reklamlar

Diyecek en az bir şeyim var:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s