Aylar: Eylül 2011

Manik-Depresif (Bipolar) Ruh Anatomisi

Posted on Updated on


ManikDepresif

hiçkimse ve herkes, hiç bir şey ve her şey arasında sadece uç noktalarda yaşam bulan, yerleştiği bedeni ordan oraya savuran duygu ve fikir kümeleri.

depresif zamanlarda “her şeyin” “hiç bir şey” parçası olan, yokluğuyla varlığı kovalayıp bir şey olmaktan korkan, hiçliğinden dem vurup sonsuz varlıktan bu şekilde ayrılan, zamanın zamansızlığında, koordinatsız bir düzlemde istikametsiz seyreden, durarak son sürat gitmeyi başaran ve limitleri aşarken durduğunu düşünen, tadın tatsız yanını arayan, tatsızlıktan müthiş lezzet alabilen, sıfırın anlamsızlığını hayatın anlamı yapıp kalan bütün rasyonel ve irrasyonel sayıları negatif ve pozitif düzlem dahil tüm cebirsel yönlerin yokluk merkezinde kendini bulan, karanlığın görünmezliğini aydınlığı kabul edip aydınlığı her şeyin üstüne çöken karanlık kabul eden, yalnızlığın müptelası, çoğu zaman ifade yoksunu, yer yer inthar eğilimli “bir garip” diye nitelendirilip sağlıklı insanların bu iki kelimeyle anlam vermekten kaçındığı ruh hali.

manik zamanlarında kendini bunların tam tersinde her şeyin merkezine yerleştiren, ideal sandığı her şey aslında ego’nun haykırışı olan, beğenilme ve takdir görme odaklı davranıp bu çerçevede bir miktar agresif veya kırılgan olan, bünyesinde salgılanan yüksek derecede adını hatırlamadığım mutluluk sıvısı ile ondan bundan mutlu olup sonu güzel, temeli olmayan hayaller kuran, giyimi-tarzı köklüce değişebilien, müthiş konuşkanlık edinen, sosyallikte aşırılığa kaçan,  çok az uyuyup uzun uykusuz süreler geçirebilen yine bir garip nitelenirilen ama çoğu zaman eğlenceli olabildiği için pek ses çıkarılmayan yine “bir garip” ruh hali.

bu şelilde biri diğerinin devamı olup seyri sürekli-dik parabole benzeyen, bu iki uç arasındaki sert gidiş gelişleriyle bocalayan, dalgada sallanan tekne gibi bir sağa bir sola yatan, içindeki tayfa gibi kendini teknenin her kapağını kapatıp bir sağda bir solda ama içerde yaşayan, anlamak içinde teknede olunması gereken ruh hali.

bu iksinin birleşimi bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif bozukluk.

bu ruh haline sahip olan kişinin hayatı kendince, sahip olamayan kişi kadar normal, hatta uçlar yerine arada derede yaşamak bir o kadar anormal… hastalık teşhisi göreceli tabi, normal insan olmaktan fazlasını veriyorsa nasıl hastalık? zihinsel etkinliklerin müthiş hızlandığı, insanı uçlarda yaşamaya mecbur kılan (sihirli yüzüğü takan savaşçıları düşünün, hiç biri yüzüğüm var yine eskisi gibi kalayım demiyordu, uçlara yöneliyorlardı, aslına bakarsanız normal kalmaları da beklenemezdi -normallik çokluğun kabulüdür çoğu zaman çünkü çokluk teklikten daha güçlüdür, yüzük varsa güç tekliktedir-bunun gibi yeri geldiğinde yüzük benzetmesini hakediyor) edebi dahilerin hastalığı. ama her mensubu bu şekilde sosyal basamakları tırmanmıyor. iyileşmesi her zaman mümkün ama bu sefer de eski üretkenliği kaybolduğu için depresyona girebilir. bunu için ciddi profesyonel yardım gerek.

şu da var ki depresif durumlara yaklaşmayı ve manik durumları yaşabilmeyi isteyen insanlar var hayatta, bunun için alkol, uyuşturucu kullanıp normalde göremediği detayları, duyamadığı hisleri bu şekilde yaşayabilmeyi uman, hayattan kopmayı hedefleyen insanlar var, evet, mevcut.

bence hastalık olan bu.

*

Aynı gün yayımlanan yazım: http://www.kocaeligazete.com/yazar/fahri-ekrem/772/manik-depresif-bipolar-ruh-anatomisi.html

Reklamlar

Kitap Korkusu :)

Posted on Updated on


Severek okuduğum bir kitabı bitirdikten sonra başka bir yazarın başka bir kitabını okumaya korkarım. Alışarak sevdiğim tarzı başka yerde bulamayabilmek ve başlamadan bunu bilememek zor gelir. Aynı yazarın başka bir kitabına da ona daha fazla bağlanma veya sevdiğim tarzı sıradanlaştırma ihtimaline karşı başlamak istemem. Bunun için biraz beklemeyi tercih ederim.

Etkisinden kurtulup bir “yeni”ye başlayabilmek için.

Yaş ve Kuru

Posted on Updated on


Doğru olmayan söylenenlerin yanında söylenen doğrulara inanmamamdan ben sorumlu değilim.
Yalan demeye dilim varmıyor…

Kurunun yanında yaş da yanar.
Ne hikmetse yakan yanmıyor…

*
[JemandinderTR]

yanık mesken

Posted on Updated on


bazen insanın başına öyle bir şey gelir ki, o zaman sıradan bir şeymiş gibi hiç önemsemez. çoğunlukla durumun ağırlığı uyuşturacak kadar şiddetlidir veya gerçekliği bakılamayak kadar kötü, belki kavranmayacak kadar büyüktür. bir şekilde idrak etmeye cesaret edemez ve yokmuş gibi davranır.

zaman geçer, belki yıllar sonra, onunla ilgili bir şey karşısına çıkar, o zaman önemse(ye)meyerek hissetmediği şeyi bu zamanda artık bir şey yapamayacak olmanın çaresizliğiyle öyle bir hisseder ki içi yanar tutuşur.

farketmemiştir; hayatının gizli yöneticilerinden biri olmuştur. bunca zaman içinde oturmuştur, içine oturmuştur…

Ressam

Posted on Updated on


Resme yetenekli insanın renk körü olması gibi hayat.

Ne ressam kalabiliyor ne resimden vazgeçebiliyor.

Sürekli kara kalem hiç çekilmiyor.

[jemandinderTR]
150911

matematiksel aşk

Posted on Updated on


Aşk, “pi sayısı” gibidir.

Vakti geldiğinde
“matematikten nefret eden herkes gibi”
uzatmadan
“3,14” de ve geç.

Derinleştirmeye gerek yok.
Devamını dert edinen düşünsün.

*

[jemandinderTR]
110911

tercihler

Posted on Updated on


çıktığın yoldan emin değilsen o yolda her şey eksik
bir şey olmak, olabileceğin diğer her şeyden vazgeçmek demek
birini sevmek, sevebileceğin diğer herkesden vazgeçmek demek
.
.
.
bir şeyi tercih etmek, seçebileceğin diğer her şeyden vazgeçmek demek
vazgeçmen gerekmese seçmen gerekmezdi
kimi zaman seçemediklerimiz, gönülsüz seçtiklerimizin de sebebi

hayat tercihlerle dolu

geçmişteki mutsuz sonlar sonrakilere emsal olmamalı

[jemandinderTR]
090911