Aylar: Ağustos 2012

önce hayal

Posted on


Bazen, dokunmak için bile hayal etmiş olmak gerekir. 


Çizim ve foto: jemand in der tr

Divan: All-in-one

Posted on Updated on


Çekyat, oturma grubu, baza filan yoktu eskiden orta direğin evinde, bu vardı. Her işi görürdü.
Üstünde otururduk. Gece olunca kırlentleri kaldırır yatak yapardık. Somyanın üstü yün yatak olurdu genelde. Ezildi büzüldü derdi olmazdı, kabartır yeni gibi yapardık.
O örtünün eteklerinin ardı çok amaçlı ambar görevi görürdü. Plastik selelerde giysiler, oyuncaklar, elektrik süpürgesi, daha neler neler… Hepsi sığardı oraya, müthiş döküntü kaldırırdı.
İstikbal’i, Yataş’ı olmazdı bunların. Sadece yaylı somyası alınırdı. Üstündeki yatağı, örtüsü, kırletleri evde tamamlanır, divan olurdu.
Bu basit yapı, oturma-yatma-saklama mobilyalarının all-in-one haliydi.
Çok da maddi imkan olmayınca zaten pek seçenek de kalmazdı.

Ne yalan söyleyim, geniş ve rahattı da 🙂

Büyük şehirlerde artık pek kullanılmıyor ama kalanı için hala bir mobilya.

Araf koşusu

Posted on


Kimi insan ulaşamadığına sevda düşürüp dibindeki hazır fırsatları uzaklaştırıyor be.
Ayağının dibinde bekleyenin teklifsizliğiyle onu cepte sanıp uzakta gördüğüne koşmaya başlıyor.
Bolca sıfatla açıklanabilecek bu koşunun her adımında aslında cepte sandığında uzaklaşıyor.
Koşmayı bıraktığında uzaktaki hala uzakta, yakındaki ise artık uzakta oluyor.
Elde kalan ise kucak dolusu “hiç”, gönül de kafa da arafta kalmış oluyor…