Aylar: Haziran 2013

Bir cep dolusu misket aklımda…

Posted on Updated on


Rengarenk, küçüklü büyüklü, aynalı, kemik, çeşit çeşit misketler…

Üç vitesli bisikletim, mahalle maçları, ekransız oynanan oyunlar, çatapat, kızkaçıran, okul önlükleri geliyor aklıma.

Bilgisayar oynamak, arkadaşın evine giderek yapılacak işti o zaman. Hep çocuk ders çalışsın diye alınırdı; ne anababalar, ne çocuklar bilirdi nasıl çalışılacağını.

Bilgi aramak için google yoktu. Kütüphane vardı, bilen arkadaş vardı.

Bizler kafalarımızı ekranlara gömmeden önce bi başkaydık.
Bizler maçları mahallede yaparken bi başkaydık.
Bizler uğur böceğini görebiliyorken ve uuç uuuuç böceğiii derken bi başkaydık.

Gelinciği bilir, uçurtmaya denge verebilirdik.

Cep telefonu neydi ki? Camdan bağırırdık, kapısına gider annesine söylerdik dışarı gelsin diye.

Mesajlar yokken sözleşir, yerinde zamanında orada olurduk.

Mektup yazardık, kalem tutardık o zamanlar. Tahoma fontu filan olmazdı, özen olurdu, saklanmaya değer olurdu.

Kola şişelerine bu kadar sıkışmamıştık.
Kinder’siz yapamazlarken bugün, o zaman leblebi tozuna para verir mutlu olurduk.

Oynamanın yolunu bulur, basitçe ama çok eğlenirdik.

Bizler, bu kadar imkanımız yokken, bu kadar esir değildik.
Bizler çok şanslıydık.